HOKUS POKUS

Mayıs 23, 2008 by admin 

HOKUS POKUS VESSELAM

22 Temmuz Pazar günü milletimizin kararı bir kez daha tecelli etti. Allah hayırlı uğurlu etsin. Sonuçları garabetle dolu bir seçim olmasına rağmen iradeye saygı duymak gerek.
Ancak insan yine de sormadan geçemiyor. 4,5 yılda AKP ne yaptı da oy oranını % 50 ye yakın artırdı? Kimilerine göre enflasyon düştü, temel ihtiyaç maddelerine zam yapılmadı, her şey güllük gülistanlık. Kimilerine göre de cumhuriyet tarihinde görülmemiş yolsuzluklar yapıldı, devletin öz kaynakları yabancılara ve AKP yandaşlarına adeta peşkeş çekildi, laik cumhuriyet tehdit altında.
Lehte ve aleyhte propagandalara rağmen zafer hükümetin oldu. Sonuç gösteriyor ki millet kendi geçim derdinden milletvekillerinin seçim derdine ilgi göstermedi. Seçim meydanlarında hükümetin, devletin ve yerel yönetimlerin tüm imkânlarını kullanarak halka seçim rüşveti olarak yakacak ve erzak yardımı yaptığı iddia edildi. Hatta bu yardımları alın ama oyunuzu sakın vermeyin diye halk adeta reklâm yapıldı, teşvik edildi. İyi de, iddialar doğruysa nüfusunun yarıdan fazlası açlık sınırında veya altında yaşayan insanlar bu yardımı neden almasın ya da alıp da oy vermesin? Hükümet mensubu milletvekilleri ve bakan ve başbakan çocuklarının sahip olduğu ayrıcalıklar umurunda mı sokaktaki karnı aç insanın?
Seçim döneminde bana göre daha ilginç olay ise Trakyalı maliye bakanının Eskişehir’den aday gösterilmesiydi. Seçim çalışmalarına damardan girildi. İlk iş Sergen Yalçın Eskişehirspor’ a transfer edildi. Kulüp başkanı Hatipoğlu, Sergen’i bizzat görüşerek takıma kazandıran maliye bakanına desteğinden dolayı teşekkür etti. Bakan da kalabalık taraftarın önünde birinci lige çıkın size Ronaldinho’ yu alayım sözü verdi. Değirmenin suyu nereden geliyor acaba? İşçi ve memur maaşlarına artış söz konusu olunca mı ekonomik dengeler bozuluyor? Ronaldinho’ ya ödenecek miktar kadar asgari ücrete zam yapsan bir dahaki seçimlerde sizi tutana aşk olsun vesselam.
Finalde bomba patlıyor! Gelelim fındık taban fiyatları nedeniyle günlerce gündemi meşgul eden, hükümeti protesto için on binleri sokağa döküp, şehirlerarası yolları kapatan, Ordu ve Giresun’a. Hükümet partisinin il ve ilçe yöneticileriyle tartışıp, hükümet mensubu milletvekillerini bölge insanına sahip çıkmamakla suçladılar. 22 Temmuz 2007 Milletvekili Genel Seçimlerinin en akıl almaz olayı bu iki ilimizde yaşandı. Seçim günü Giresun sandıkta 51 yüzde ve 122.115 oyla, Ordu ise 55 yüzde ve 209.702 oyla hükümeti destekledi. Bir arkadaşımla konuyu müzakere ederken “deve ve diken” hikâyesini anlattı da işi çözdüm.
Bir de aydın geçinen insanlarını izledim. Memleketimin temiz yürekli, güzel insanlarına hep tepeden bakan, küçük gören ama her zaman her şeyi çok doğru bildiğine inananları. Onlara göre seçim sonuçları halkın cehaletiyle ilintili. Hala AKP’ ye oy vermeyenlerin % 53 olduğundan bahsederler, % 47’yi görmeden. Seçimin garabeti bu aslında. Aydın geçinen takımın halktan ne kadar kopuk olduğunu ve onları nasıl küçümsediğini görmek çok basit. O zaman profesörün oyu beş, çiftçi Mehmet amcanınki bir sayılsın.
Diğer taraftan seçim propagandaları arasında İstanbul Büyükşehir Belediyesine ait reklâm panolarında gördüğüm afiş dikkatimi çekti. Modern görünümlü geç bir kız:
“Artık ders kitaplarına ücretsiz sahip olduğunu.” anlatıyor. Reklâmı gören de ücretsiz kitap dağıtımıyla eğitimdeki problemlerin çözüldüğünü sanıyor. Oysa 2007 yılı ÖSS sınavlarından sıfır çekenlerin sayısı hükümetin oyları gibi artıyor. 2006 da 25 bin, 2007 de 47 bin. Ne önemi var canım kitaplar bedava ya.
“Paranın her problemi çözdüğünü düşünen adam, para için her şeyi yapacak adamdır.” sözü geliyor aklıma. Benjamin Franklin’ in güzel bu sözü güldürüyor beni, memleketin ağlanacak haline.
Eğri oturup doğru da konuşsan, tam tersini de yapsan, yan gelip yatsan, amuda kalkıp takla atsan, havada çift parende atıp bir de burgu yapsan, hokus pokus resmen. Vallahi de hokus billahi de pokus.

Comments

Feel free to leave a comment...
and oh, if you want a pic to show with your comment, go get a gravatar!