Uzak Abilerin Masalları ve Bizim Gerçekler

Mayıs 18, 2008 by admin 

Uzak Abilerin Masalları ve Bizim Gerçekler

 

 

              Dünya Bankası Türkiye Direktörü Ulrich Garchau ayağının tozuyla o büyük açıklamayı yaptı: “OECD ülkeleri arasında Türkiye’deki öğretmenlerin aldığı maaş fazla. Bunun düzeltilmesi gerekir.” Yani öğretmenlerin maaşını düşürün demek istedi. Türkiye’ye şaşı bakan bu şahsiyet ya Türkiye’deki yoksulluk sınırını bilmiyor ya da öğretmenlerin aldığı maaşı. Kendi ülkesinde bile öğretmenin yıllık minimum kazancı 40,000 $’dır. OECD ülkelerindeki ortalama yıllık öğretmen maaşı 27.723 $. Bu rakam Türkiye’de ise 9517 $. Eğer ortalamanın 3 kat altında olan bu rakamı vicdanınız varsa daha da aşağı çekin efendiler. Bu durumda bile % 23’ü ek iş yapan öğretmenlere hatta hiç para vermeyin. Bırakın acından ölsünler. Ya da öğretmenliği bırakıp başka iş yapsınlar.
TÜRK EĞİTİM SEN’ in öğretmenler arasında yaptığı bir ankete göre % 58’i kirada oturan öğretmenlerin % 86,9’u borç içinde yaşamaktadır. Daha da acı olanı öğretmenlerin % 72’si çocuklarının öğretmen olmasını istemiyor.
Önümüzdeki kompozisyon bu olduğuna göre Bay Garchau kesinlikle art niyetlidir. Amacı ekonomik dengeleri düzenlemek değil toplumsal kargaşa çıkarmaktır. AKP hükümetinin kaşıkla verdiğini kepçeyle hatta kürekle alınmasını talep etmektedir. Milletvekilleri 8.000 Ytl maaş alırken öğretmen maaşına gözünü dikenin o şaşı bakan gözü çıksın.
AKP hükümetinin de düşüncesi bundan çok faklı değil. Enflasyonun % 7 civarında olduğunu söyleyenler memura % 2+2 taksili zam yaparken elektriğe % 20, simite % 20, toplu taşıma araçlarına % 50, doğal gaza % 9 zam yaparlarsa bunun adına samimiyetsizlik denir. Enerji bakanı Sayın Hilmi Güler elektriğe % 20 zam yapılınca çok başarılı bir artış yaptıklarını açıkladılar. Umarım yeni dönemde memur maaş artışları konusunda hükümeti temsilen sayın enerji bakanı toplu görüşme masasına oturur. O zaman öğretmenlere taksitle % 2+2 zam değil de elektriğe yaptığı gibi başarılı bir zam yapılır.
Hikâye o ki;
Çok aymaz ve gamsız bir göçmen kuş varmış. Kendi cinsleri sonbaharda sıcak ülkelere göçerken O ”Aman ne gerek var o kadar yorgunluğa? Sıcak bir yer bulur kışı geçiririm” demiş. Tabi beklediği olmamış, kış tüm gücüyle bastırmış ve sıcak ülkelere göçmeye karar vermiş. Bir süre uçtuktan sonra kanatları donmuş ve bir ahıra düşmüş. Donarak ölmek üzereyken ahırdaki bir inek üstüne pislemiş. Sıcak pislik buzu çözmüş ve kuşu donarak ölmekten kurtarmış. Kuş sevinçle başlamış ötmeye. Oradan geçen bir kedi kuşun sesini duyunca bakmış ve kuşu pislikten çıkararak silkeleyip temizlemiş. Daha sonra da kuşu yemiş.
Bu hikâyeden çıkan sonuç:
Bir avuç pisliğin içinde olsanız bile yaşıyorsanız ağzınızı kapalı tutun.
Örgütlenmekten çekinerek % 50’si sendikalı olmayan öğretmenlere verilen mesaj bu işte. Ya hikâyedeki aymaz kuş gibi ağzınızı kapayıp elinizdeki haklarınızı yavaş yavaş kaybedin ya da sendikalara üye olarak bir güç haline gelip hakkınızı avazınız çıktığınca bağırarak isteyin.
Unutmayın ki ağlamayan bebeğe emzik yok baylar bayanlar!

Comments

Feel free to leave a comment...
and oh, if you want a pic to show with your comment, go get a gravatar!